Esas şeye odaklanmamız lazım. Bu iddianamenin içerisindeki isnatlar hangi somut delillere dayanıyor?
İBB ana ceza davası
İBB ana ceza davasında çok geniş iddianamenin tek dosyada görülmesi hukuka uygun mu?
Hukukçular, çok sayıda sanık ve isnadın aynı dosyada yargılanmasının savunma hakkına uygun olduğunu düşünüyor mu?
Sonuçlar
Yeterli bilgi yokYeterli bilgi yok
Bu yan soru için yanıltıcı bir skor göstermemek amacıyla sonuç dağılımı gizleniyor.
Skor göstermek için en az 100 bireysel hukukçu görüşü veya en az 50 şehir barosu görüşü gerekir.
Mevcut derinlik: 12/100 bireysel hukukçu görüşü, 1/50 şehir barosu görüşü.
Kaynaklı görüşler
79 görüşBu iddianame artık sakatlanmıştır, zehirlenmiştir.
İddianamede eylem ile faili eşleştirmek mümkün değil; yokun yokluğunu anlatmak çok zor.
Burada İBB'nin kasası boşalmıyor; boşalan müvekkilimin kasasıdır.
İddia makamı, müvekkilimin şirketteki fiili görev dönemlerini, imza yetkilerini ve unvanlarını dahi somutlaştırmadan, isimleri matbu bir 'kopyala-yapıştır' algoritmasıyla torba iddianameye eklemiştir.
İddianamedeki tekrarları çıkardığınızda bu iddianame komik derecede zayıf bir hale gelecektir.
Aynı mutat uygulamayı yapan müvekkilimin 'ihaleye fesat' ile suçlanması, hukukun döneme göre büküldüğünün absürt bir göstergesidir.
Servet ne tanık ne sanık; ama iddianamenin her tarafına ifadesi yapıştırılmış. Servet Yıldırım'ın statüsünün belirlenmesini talep ediyorum.
Müvekkilim, iddianamede ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen ihale tarihlerinde BVA Reklam şirketinin ortağı dahi değildi.
İddianamede müvekkilim hakkında örgüt üyeliği suçlaması yer almıyor.
Alper Aydın rüşvet verdiği iddiasıyla yargılanıyor. Ama deliller rüşvetle ilgili değil.
İBB'ye bağlı zabıtalara silah verilseymiş, biz bugün silahlı örgüt davasında savunma yapıyor olabilirdik.
Bu iddianamede gördüğümüz şema örgüt şeması değil etkin pişmanlıkçılaştırma şeması.
Kârda zarar ne demek? Kârdan zarar olur mu?
Kim, hangi eylemi, ne şekilde yapmış?
Danıştay'ın 'hukuka uygundur' kararı var ama bu ihaleler iddianamede suç unsuru olarak gösteriliyor.
Tek bir ifadesine dayandırılarak dosyadaki konumu değiştirildi.
4 bin sayfalık iddianamede müvekkilime 2,5 sayfa ayrıldı.
Meslek hayatımda 'lidere doğrudan bağlı üye' tanımını ilk kez duyuyorum.
Ahmet Şahin ile Oğuz Kaan arasında hiç baz kaydı yok.
Örgüt suçunun hiçbir unsuru yoktur, delil bulunamamıştır.
Öncelikle savcı karar vermeli: hangisinin altında örgüt hiyerarşisi oluşuyor?
Suçlamalarının somut delillere dayanmadığını belirtmek isterim.
Somut delillerle kurulmayan iddianameyle yargılama yapılmaz.
Eylememiz yok, suç yok. Biz neden buradayız?
İddianame, müvekkilimin altına 'üye' olarak 6 kişi yerleştirmiştir.
11 yıldır devam ettiği belirtilen örgütün varlığına ilişkin dosyada teknik takip ve telekomünikasyon denetlemesi sonucu elde edilmiş tek bir kanıt yoktur.
İtirafçıların yasak usulle alınmış beyanlarını çıkarın iddianame diye bir şey kalmıyor.
Bu yöntem görünürde tutarlı bir suçlama üretse de, bilimsel ve hukuki açıdan dosyayı çökertir.
Sadece beyan deliline bakarak kimse hakkında kesin, somut, inandırıcı delillerle bir mahkumiyet hükmüne varılamaz.
Sadece beyan deliline bakarak kimse hakkında kesin, somut, inandırıcı delillerle bir mahkumiyet hükmüne varılamaz.
Bu belirsizlik savunma hakkının özünü zedelemektedir.
İşlenmemiş, teşebbüs edilmemiş, oluşmamış bir suç için yüzlerce sanık savunma yapmak zorunda kalıyor.
İddianamede olmayan suçta delil gizleme var deniliyor.
Suç delillerini gizlemekle suçlanıyorsunuz. Gizlenecek bir şey olsaydı tamamen yok etmez miydiniz?
Belediye hiyerarşisinin suç örgütü olarak gösterilmesi... hukuka aykırıdır.
Sanıkların delillere erişememe, haklarındaki iddiaların somutlaştırılmamış olması... neye karşı savunma yapacaklarını bilemedikleri önemli birer sorun olarak tespit edilmiştir.
Şimdi burada bir yığın suç var... ama siz sadece isimleri aktarıyorsunuz, suç tiplerini sıralıyorsunuz ve hangisinin kime yüklendiği belli değil.
Savcının tutuklamaya sevk yazısında suç tarihi 22 Mart 2025, ancak müvekkil 19 Mart 2025'te gözaltına alınmış.
İddianame kurgusunda müvekkilin sürekli bir ihaleden sorumlu olduğu yazılıyor.
Neyle suçlandığımızı aslında bilmiyoruz.
Usulüne uygun bir kamu davası bulunmamaktadır.
Varsa yoksa etkin pişmanlık ifadesi var.
Bu iddianame 'iftiranamedir', hukuki vasıf taşımamaktadır.
Bugünkü taşınmazları ile kıyaslandığında denk ve dengeli olduğu açıktır.
İddianame çıktı, savcılık hokus pokus yaptı, 138 eylemden suçlanıyoruz.
Bir delilin olmaması aslında tesadüf olamayacak kadar manidardır.
Kara paranın aklanması için dava açabilmeniz için önce öncül suçtan dava açmanız lazım; öyle bir dava yok.
Her yıl yasal olarak anayasal kurum olan Sayıştay bu hesapları denetlemiş.
En ağır suçlama maddi hataya dayanıyor.