Diamond Tema'nın hiçbir suç işlemeden sosyal medya linçine uğradığını ve yargısız infaz yerine hukukun gereğinin yapılması gerektiğini belirtiyor.
Diamond Tema TCK 216
Diamond Tema hakkında Yer6 şeriat tartışmasındaki sözleri nedeniyle TCK 216 kapsamında soruşturma açılması ve yakalama kararı çıkarılması hukuka uygun mu?
Hukukçular, Diamond Tema'nın şeriat tartışmasındaki sözleri nedeniyle soruşturulup hakkında yakalama kararı çıkarılmasını hukuka uygun buluyor mu?
Doğrudan kullanılan hukukçu oyları, kamuya açık baro kaydı ve Google imzalı e-posta kanıtıyla doğrulanır. Nasıl denetlendiğini görün.
Sonuçlar
Hukuka uygun
0.0%0 bireysel / 0 baro
Hukuka aykırı
100.0%10 bireysel / 2 baro
Görüşler
25 görüşDiamond Tema'nın sözlerinde tahrik veya hakaret unsuru bulunmadığını, soruşturma ve yakalama emrinin ifade özgürlüğü sınırlarını daralttığını söylüyor.
TCK 216/3 için dini değerlere yönelik aşağılamanın kamu barışını bozabilecek somut etki taşıması gerektiğini, Tema'nın ifadesinin kaba olmakla birlikte suç kapsamına girip girmeyeceğinin tartışmalı olduğunu yazıyor.
Adalet Bakanının Diamond Tema yakalama emri mesajının adaleti bağımsız yargının değil bakanlıkların sağladığı izlenimi verdiğini, bakanın cezalandırma isteğinin yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğünü söylüyor.
Diamond Tema'nın şeriat karşıtı görüşleri nedeniyle soruşturulmasını ve Bakanın ihsası rey niteliğindeki açıklamasını vahim örnekler arasında sayıyor; laikliği savunan kişiye suç izafe edilmesini kabul edilemez buluyor.
Şeriat yerine laik hukuk devletini savunmanın suç sayıldığı değerlendirmesiyle soruşturma ve yakalama kararını eleştiriyor.
Ortada suç teşkil eden bir eylem bulunmadığını ve TCK 216'nın siyasal aparata dönüştürüldüğünü savunuyor.
Soruşturmanın Anayasa'ya ve AİHS'e aykırı olduğunu, yakalama kararının uygulanmasının kişi özgürlüğü hakkını ihlal edeceğini savunuyor.
TCK 216 bakımından somut ve yakın kamu güvenliği tehlikesi gösterilmediğini; sıradan bir avukatın bile bu soruşturmayı beklemeyeceğini belirtiyor.
Diamond Tema'nın açıklamalarında suç ve suçlu bulunmadığını, bunların düşünce açıklaması olduğunu ve Bakan açıklamasının yargıyı yönlendirdiğini söylüyor.
TCK 216 için somut tehlike, nefret ve şiddet söylemi gerektiğini; rencide olmanın tek başına suçu oluşturmayacağını belirtiyor.
Laik düzeni ve Cumhuriyeti savunduğu için Diamond Tema hakkında soruşturma başlatıldığını ve yakalama kararı çıkarıldığını belirtiyor.
Yakalama kararının Adalet Bakanı tarafından sosyal medyada paylaşılmasına karşı, yasaya göre yakalama kararı çıkarılan kişiye bu yönde bilgi verilmeyeceğini belirtiyor.
Doğrudan dini değerlere saldırı ile dolaylı eleştiriyi ayırıyor; resen araştırma yapılabileceğini, ancak tutuklama tedbirinin bu suçlarda orantılı görülmediğini söylüyor.
Bakanın derdest soruşturma hakkındaki yorumunu yargıya müdahale ve anayasal hukuk düzenine aykırılık olarak nitelendiriyor.
İfade özgürlüğünün sınırlanabileceği halleri sıralayıp TCK 216 gereğince cezalandırmanın kanunun açık hükmü olduğunu ve eleştirilerin haksız olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı açıklamasının hukuk devletinde yapılacak bir açıklama olmadığını, bakanın mahkeme görmeden yargıya varamayacağını ve gencin linç atmosferine atıldığını söylüyor.
Baro başkanı sıfatıyla yapılan açıklamada Bakanın paylaşımı kabul edilemez bulunarak Anayasa m.26 ve AİHS m.10 ifade özgürlüğü güvenceleri hatırlatıldı.
Bakan açıklamasının kabul edilemez olduğunu söyleyerek Anayasa m.26 ve AİHS m.10 ifade özgürlüğü güvencelerini hatırlatıyor.
Açıklama, Diamond Tema'nın ifade özgürlüğü kapsamındaki sözleri nedeniyle soruşturulmasını ve Adalet Bakanının sosyal medya üzerinden yargıya talimat vermesini yargının iktidara bağımlılığı göstergesi olarak nitelendiriyor.
Diamond Tema soruşturmasına karşı Asrın Tok hakkında da suç duyurusu yapacağını, ya ikisine de ifade özgürlüğü denmesi ya da ikisinin de aynı ölçüyle değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Adalet Bakanının yakalama kararını duyurduğu halde ortada suçun varlığı dahi bulunmadığını söylüyor.
Diamond Tema'nın Sahih Buhari alıntısı ve ahlaki değerlendirmesinin hakaret/aşağılama kastı içermediğini; TCK 216/2-3 suçunun oluşmadığını söylüyor.
Laiklik ilkesini savunan tarafa soruşturma açılmasını Anayasa'ya karşı gelmek ve Cumhuriyet kazanımlarını tehdit etmek olarak nitelendiriyor.
Yakalama kararının hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğunu; tartışılan ifadelerin Yargıtay içtihadı bakımından hakaret oluşturmadığını savunuyor.