5735 kararına yöneltilen yetki-aşımı eleştirisine katılmadığını; teklif edilemez konuda teklif şartlarına uygun anayasa değişikliği olamayacağını savunur.
2008 başörtüsü değişikliği
Anayasa Mahkemesi'nin 5735 sayılı üniversite başörtüsü anayasa değişikliğini iptal etmesi hukuka uygun muydu?
Hukukçular, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakmayı amaçlayan 2008 anayasa değişikliğinin AYM tarafından iptal edilmesini hukuken doğru buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
20.8%5 bireysel / 0 baro
Hukuka aykırı
79.2%19 bireysel / 0 baro
Görüşler
26 görüş5735 iptalini Anayasa m.148'deki şekil denetimi yetkisinin aşılması ve yargısal aktivizm örneği olarak niteler.
Türkiye'de AYM'nin usul denetimi adı altında esas denetimi yaptığını ve açık yetki bulunmadığı için yetkisiz olduğunu savunur.
2008 kararını başörtüsü yasağının hukuki süreci içinde ele alır; yasağın hukuki dayanağı bulunmadığını ve temel hak ihlali niteliği taşıdığını belirtir.
2008 başörtüsü kararını AYM'nin laikliği ultra anayasal norm gibi kullanan katı ve ideoloji eksenli yaklaşımı içinde değerlendirir.
AYM'nin türban kararlarının demokratik düzene ve hukuka uygun olduğunu, 5735 kararının da YÖK ve idare bakımından bağlayıcı olduğunu savunur.
5735 kararında AYM'nin içerik denetimi yaptığını ve yürürlüğü durdurma/iptal gerekçesinin pozitif hukuk dayanağından yoksun olduğunu savunur.
1982 Anayasası döneminde AYM'nin anayasa değişikliklerinin esas denetimini yaptığı kararların, 5735 dahil, kurucu iradeyi göz ardı eden aktivist kararlar olduğunu belirtir.
5735 kararını şekil denetimi sınırının aşılması ve negatif yargısal aktivizm bağlamında değerlendirir.
Ortak makale, 5735 kararını AYM'nin anayasa değişiklikleri üzerindeki aktivist esas denetimi içinde eleştirir.
5735 kararında teklif, oylama ve ivedilikle görüşmeme şartlarıyla sınırlı denetim yapılmadığını, şekil görüntüsü altında esas denetimi yapıldığını belirtir.
AYM'nin 5735 kararında 1982 Anayasası'nın açık hükmüne rağmen eski içtihada dönmesini Anayasa'nın üstünlüğüyle bağdaşmaz bulur.
5735 kararını yokluk/iptal ayrımı içinde aktarır ve temel yapıyı açıkça zedeleyen anayasa değişikliğinin biçimi aşarak iptali gerektirdiğini belirtir.
5735 kararını Anayasa m.148'in açık metnine aykırı bir yetki gaspı ve militan laiklik yorumu olarak değerlendirir.
Üniversite başörtüsü yasağını ve laikliğin haklar üzerinde militan üst-norm gibi kullanılmasını özgürlükçü laiklik açısından eleştirir.
Dernek başkanı Kamil Yaralı, AYM'nin bu kararla Anayasa'yı çiğnediğini ve yetkisini hangi kaynaktan aldığını açıklaması gerektiğini söyler.
AYM'nin sadece şekil yönünden denetleyebileceği bir değişikliği içerik yönünden denetleyerek sınırını tamamen aştığını söyler.
Kararı anayasa hukukçusu olarak mantığına sığdıramadığını ve raportörün esasa girilemeyeceği görüşü doğrultusunda karar beklediğini belirtir.
AYM'nin anayasa değişikliğini esas yönden inceleyemeyeceğini ve yargının özgürlükleri tehdit eder hale geldiğini söyler.
AYM kararının hukuki değil siyasi olduğunu, istisna hükmünün genişletilmesiyle tali kurucu iktidarın değişiklik yapamaz hale geleceğini söyler.
AYM'nin başörtüsüyle ilgili yürürlüğü durdurma kararını çelişkili bulur ve mahkemenin Anayasa'ya rağmen karar verdiğini söyler.
AYM'nin kendi meşruiyetini çiğnediğini, yetkisi olmayan bir hüküm kurduğunu ve kararın yok hükmünde sayılabileceğini savunur.
5735 değişikliğinin başörtüsü yasağını sona erdirdiğini, devam eden üniversite dışlamalarının hukuka aykırı ve anayasal suç olduğunu belirtir.
MAZLUMDER Hukuk Komitesi açıklaması, 5735 değişikliğinin yasağı uygulanamaz hale getirdiğini ve dışlamaların hukuka aykırı olduğunu belirtir.
5735 sayılı değişikliğin değiştirilemeyecek hükümlere aykırılığı nedeniyle esastan denetlenmesi ve iptal edilmesi gerektiğini savunur.
5735 değişikliğinin amaç, kapsam ve özgürlükler rejimi bakımından Anayasa'nın kendisine aykırı olduğunu ve ciddi sorunlar yaratacağını savunur.