Komisyon'un bağımsız olmadığını, savunma hakkı tanımadığını ve KHK'lılara hukuk yolunu kapattığını belirtir.
OHAL Komisyonu
OHAL Komisyonu'nun etkili başvuru yolu sayılması hukuka uygun mu?
Hukukçular, OHAL KHK işlemlerine karşı önce OHAL Komisyonu'na gidilmesi gerektiği yaklaşımını hukuken doğru buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
13.0%3 bireysel / 0 baro
Hukuka aykırı
87.0%11 bireysel / 3 baro
Görüşler
25 görüşAİHM'in Komisyon'u etkili iç hukuk yolu sayarak kendini yaraladığını, Komisyon kararlarının keyfi ve gerekçesiz olduğunu belirtir.
OHAL Komisyonu ve özel yetkili idare mahkemelerinin aradan geçen beş yıla rağmen mağduriyetleri gideremediğini ve etkili iç hukuk yolu olmadığını belirtir.
Komisyon'un etkin çalıştığını; Köksal/Türkiye kararında idari, yargı denetimine tabi, şeffaf ve doğru çalışan bir organ olduğunun belirtildiğini söyler.
Komisyon'dan etkili sonuç alınmadığını ve kompozisyon/işleyiş bakımından adil yargılama kurallarına uymadığını belirtir.
Komisyon'un adil davranmaya çalıştığını, mahkemeye gitmeden önce bir eleme yeri olduğunu ve kararların yargıya açık bulunduğunu belirtir.
Komisyon kararlarının incelenmesi, Komisyon'un etkili giderim sayılamayacağını ve adil/etkili süreç sağlamadığını ortaya koyar.
Rapor, AİHM'in iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesini Türkiye'de gerçek bir başvuru yolu bulunmadığı halde kullandığını belirtir.
Komisyon ve ulusal mahkemelerin başvuruları geciktirici rol oynadığı, etkili ve bağımsız giderim sağlamadığı değerlendirilir.
Komisyon'un kamudan ihraç edilenlere etkin başvuru yolu sağlama kapasitesi bulunmadığını belirtir.
Komisyonla OHAL KHK işlemleri için etkili bir iç hukuk yolu oluşturulduğunu, yargı yoluna kapalı ihraçlarda yargı yolunun açıldığını belirtir.
Köksal kararı ve önceki komisyon örnekleri ışığında Komisyon'un erişilebilir, kullanılabilir ve çıkar çatışması göstermeyen bir yol olduğu kanaatini açıklar.
AİHM'nin Köksal kararındaki kabul edilmezlik çizgisinin, Türkiye'nin daha önce etkili yol sayılan komisyon deneyimleriyle uyumlu olduğunu savunur.
Komisyon'un özerklik ve bağımsızlık güvenceleri, makul süre ve AİHM Köksal kararındaki kabul bakımından sorunlu olduğunu belirtir.
Köksal kararında Strazburg Mahkemesi'nin Türkiye'deki iç hukuk yollarının gerçekten etkili ve erişilebilir olup olmadığını bağlam içinde incelemediğini savunur.
Komisyon'un amacı yargının yerine geçmek değil, idari mekanizma ile hızlı inceleme yapmak; geçmiş komisyon tecrübeleri ve hazırlıklar aleyhe kampanyayı haklı göstermiyor.
Adana Barosu, Komisyon'un etkili hukuk yolu olmadığını ve AİHM'in Köksal kararını kabul edilemez bulduğunu açıklar.
Komisyon'un çalışma esasları bile belli değilken AİHM'in bu organı iç hukuk yolu saymasını kabul edilemez bulur.
Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, bürokrat ağırlıklı Komisyon'un iktidarın işlemlerini denetleyemeyeceğini belirtir.
Baro başkanı Mehmet Durakoğlu, Komisyon'un etkili başvuru yolu olup olmadığı konusunda kaygı doğuran örnekler bulunduğunu belirtir.
Ağırlıklı olarak bürokratlardan oluşan Komisyon'un iktidarın işlemlerini denetlemesinin mümkün görülmediğini belirtir.
Komisyon'un etkili bir başvuru yolu olup olmadığı konusunda kaygıya sevk eden örnekler bulunduğunu belirtir.
Komisyon'un etkin ve etkili bir hak arama yolu olmadığını, savunma ve delil güvenceleri belirsizken gerçek yargı yolu sayılamayacağını belirtir.
Komisyon'un Venedik Komisyonu ölçütleri ve AİHM standartlarından uzak olduğunu, düzenlemenin amacının zaman kazanmak ve Strazburg yolunu uzatmak olduğunu belirtir.
İHOP yayını, Komisyon'un AİHM ve Venedik Komisyonu standartlarından uzak olduğunu ve Strazburg yolunu uzatacağını savunur.