Öğrenci Andı'nın kaldırılmasının sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek Danıştay sürecinde temyiz ve karar düzeltme yoluna başvurduğunu açıklar.
Öğrenci Andı
Öğrenci Andı'nın kaldırılmasının Danıştay tarafından hukuka uygun bulunması hukuka uygun mu?
Hukukçular, okullarda Öğrenci Andı okutulmasını kaldıran MEB düzenlemesinin Danıştay süreci sonunda geçerli kalmasını hukuken doğru buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
59.4%10 bireysel / 3 baro
Hukuka aykırı
40.6%7 bireysel / 2 baro
Görüşler
26 görüşDanıştay'ın Andımız kararını isabetli bulduğunu, MEB'in pedagojik gerekçelerinin yerinde olduğunu ve metnin ayrıştırıcı/ırkçı etkiler taşıdığını söyler.
İDDK'nin Öğrenci Andı dosyasında üye yapısı değiştirildikten sonra 8. Daire kararını bozmasını Danıştay Kanunu geçici m.24'e aykırı görür.
İDDK kararıyla Andımız'ın okullarda okunmasını kaldıran yönetmeliğin uygulanmaya devam edeceğini belirterek buna tepki gösterir.
Çanakkale Barosu Başkanı Bülent Şarlan, İDDK kararıyla Andımız'ın kaldırılmasına devam edilmesine tepki gösterir.
Kararda siyasetin gölgesinin yargı üzerine düştüğünü, Andımız'ın ulus devlete aidiyet ifadesi ve pedagojik yöntem olduğunu belirtir.
İDDK'nin Andımız kararını Cumhuriyet değerlerini ve ulusal birlik bilincini inkâr olarak değerlendirir.
Andımız'ın anayasa ve üst hukuk normları açısından hukuka aykırılığı bulunmadığını, AYM'nin İDDK kararını uygun bulması halinde Anayasa ile çelişeceğini söyler.
Andımız'ın insan hakları, çocuk hakları, ayrımcılık yasağı, militarizm ve inanç özgürlüğü bakımından kabul edilemeyeceğini belirtir.
Danıştay 8. Dairesi'nin iptal kararına katıldığını, Öğrenci Andı'nın kaldırılmasında hukuka ve Anayasa'ya uygunluk bulunmadığını belirtir.
Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan, Danıştay'ın Öğrenci Andı kararının hukuki olmadığını ve metnin faşizm öğeleri barındırdığını belirtir.
Danıştay'ın Öğrenci Andı kararının hukuki olmadığını ve metnin faşizm öğeleri barındırdığını söyler.
Danıştay'ın idari kurulun yerine geçerek böyle bir karar uygulayamayacağını, hukuka uygunluk denetimi yaptıktan sonra gerisini idareye bırakması gerektiğini söyler.
Danıştay 8. Dairesi'nin Öğrenci Andı'nı geri getiren iptal kararını hukuka aykırı, keyfi ve 28 Şubat zihniyetinin devamı olarak niteler.
Danıştay 8. Dairesi'nin hukuka uygunluk denetimi sınırlarını aşarak yürütmenin yerine geçtiğini ve idarenin takdir yetkisini kullandığını belirtir.
Danıştay 8. Dairesi'nin Öğrenci Andı'nı geri getiren kararını hukuka aykırı, keyfi ve toplumsal barışa aykırı bulur.
MAZLUMDER, Andımız'ın yargı kararıyla geri getirilmesine karşı çıkarak Danıştay'ın idarenin yerine geçtiğini ve insan haklarına aykırı kararı temyizde bozması gerektiğini belirtir.
Danıştay 8. Dairesi kararının Anayasa m.125 sınırlarını aşan, çocuk hakları ve ayrımcılık yasağıyla bağdaşmayan bir geri dönüş olduğunu savunur.
TÜRKAD, 8. Daire'nin Andımız kararında hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aştığını, yürütmenin yerine geçtiğini ve idarenin takdir yetkisini kullandığını belirtir.
Danıştay'ın kararının insan hakları hukukuna göre değil ideolojik saiklerle verildiğini; zorunlu Andımız'ın etnik kimlik, militarizm ve inanç özgürlüğü bakımından sorunlu olduğunu söyler.
Öğrenci Andı'nın 2013'te çocuklar üzerindeki etkisi gözetilerek kaldırıldığını, metnin çocuk hakları ve ayrımcılık yasağıyla bağdaşmadığını belirtir.
Andımız'ın çocukları tek bir kimlik içine hapseden resmi-ideoloji anlayışının sonucu olduğunu ve Danıştay 8. Dairesi kararını doğru bulmadığını söyler.
Danıştay 8. Dairesi'nin Öğrenci Andı'nı geri getiren kararını çok geç kalınmış ama yerinde bir düzeltme olarak görür.
Dernek başkanı Cavit Tatlı, 8. Daire kararını doğru bulmadığını ve MEB'in 2013 savunmasını yerinde gördüğünü belirtir.
Çocuklara and okutulmasının doğru olmadığını, 2013'te MEB'in Danıştay'a verdiği savunmanın yerinde olduğunu ve 8. Daire kararını doğru bulmadığını belirtir.
Danıştay 8. Dairesi'nin iptal kararını resmi ideolojinin ve askeri vesayetin hortlatılması olarak nitelendirir.