Diyanet genelgesinin TMK'ya, müftülük evlendirme yetkisi kuralının da 1982 Anayasası'na aykırı olmadığını savunur.
Müftülük evlendirme yetkisi
AYM'nin il ve ilçe müftülüklerine evlendirme memurluğu yetkisi verilmesini iptal etmemesi hukuka uygun mu?
Hukukçular, müftülüklere resmi nikah kıyma yetkisi tanıyan düzenlemenin AYM tarafından iptal edilmemesini doğru buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
8.2%5 bireysel / 0 baro
Hukuka aykırı
91.8%19 bireysel / 9 baro
Görüşler
37 görüşMüftülüklere evlendirme yetkisi verilmesinin laiklik, eşitlik, din özgürlüğü, Diyanet'in anayasal konumu ve inkılap kanunları bakımından 1982 Anayasası'na aykırı olmadığı sonucuna varır.
2017'de müftülere nikah yetkisi verilmesini Medeni Kanun'un laik uygulama ve hukuk birliğini gözeten yapısının delinmesi sürecinin parçası olarak niteler.
Müftülerin evlendirme memurları arasına katılmasının bazı kadınların hak kaybını azaltabileceğini kabul ederken Diyanet genelgesinin dini ve resmi töreni eş zamanlı kurgulamasını normlar hiyerarşisi bakımından eleştirir.
Müftülere evlendirme yetkisi verilmesinin Türkiye'ye İslam hukuku getirmediğini, ancak laiklik ilkesini ve Türk hukukunun bütünlüğünü zayıflattığını savunur.
AYM'nin müftülük evlendirme yetkisini Anayasa'ya aykırı bulmayan kararının laiklik, eşitlik ve ayrımcılık yasağı bakımından eleştiriye açık olduğunu belirtir.
Mevcut nikah kıyma makamlarının görevine devam ettiğini, tercihini müftülükten yana kullanmak isteyenler için bu seçeneğin doğmasının düzenlemenin pozitif yanı olduğunu belirtir.
Müftülükleri evlendirme dairesi haline getiren değişikliğin Medeni Kanun'un evlenme düzenini kısa sürede esastan etkileyeceğini ve çok hukukluluğa yol açacağını savunur.
Düzenlemenin laikliğe aykırı olduğu veya küçük yaşta evlilikleri artıracağı itirazlarını isabetli bulmaz; yetkinin medeni nikahın resmi şartlarını değiştirmediğini savunur.
Müftülere nikah yetkisini laikliği aşındıran, torba kanun yöntemiyle getirilen ve Nüfus Hizmetleri Kanunu/Medeni Kanun düzenini dönüştüren bir değişiklik olarak eleştirir.
Düzenlemeyi TMK m.143, Anayasa m.174, laiklik ve eşitlik ilkeleri bakımından aykırı görür; resmi ve dini törenin aynı anda yürütülemeyeceğini savunur.
Düzenlemeyi aile hukukunu dinsel alana teslim eden, hukuka aykırı ve çifte hukuk kaosu yaratabilecek bir adım olarak değerlendirir.
Düzenlemeyi laiklik, eşitlik, kadın-çocuk hakları ve resmi nikah güvencesi bakımından Anayasa'ya aykırı görür.
Trabzon Barosu, düzenlemeyi Türk Medeni Kanunu'nun ruhuna, anayasal düzene ve Cumhuriyetin laik yapısına aykırı bulur.
Müftülere nikah yetkisi tasarısını din temelli devlet yönünde bir adım, toplumsal ayrışmayı artıracak ve kadın/çocuk hakları sorunlarını çözmeyecek bir düzenleme olarak eleştirir.
Müftülük yetkisinin erken yaşta evliliklerin ve kadın-çocuk hakları ihlallerinin denetimsiz biçimde hukuka uygunlaştırılması riskini artıracağını savunur.
Müftülere nikah yetkisi tasarısını Medeni Kanun'un çağdaşlık çizgisinden geriye dönüş olarak gördüğünü ve buna karşı çıkmanın laik hukukçuların görevi olduğunu belirtir.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, müftülere nikah yetkisini kadın haklarında geriye dönüş ve Anayasa ihlali olarak niteler.
TÜBAKKOM açıklaması, müftülere nikah yetkisi verilmesinin Anayasa m.174/4, laiklik, eşitlik, kadın hakları ve çocukların korunması bakımından geri çekilmesi gerektiğini savunur.
Müftülere nikah kıyma yetkisinin Medeni Kanun'un laik resmi nikah sistemini ve hukuk birliğini zedeleyeceğini savunur.
Müftülük yetkisinin resmi nikahı dini nikah gibi kıyılmasına neden olacağını, çocuk yaşta evlilikleri artırabileceğini ve laiklik/kadın hakları endişelerini haklı kıldığını belirtir.
Ordu Barosu, müftülüklere resmi nikah yetkisini Türk Medeni Kanun'dan vazgeçmek ve çok yönlü anayasa ihlali olarak niteler.
Bazı bölgelerde dini nikahın resmi nikaha göre öncelikli algılandığını, devletin bunu müftülükler aracılığıyla kayıt altına almasında sakınca olmadığını ve il/ilçe müftülüklerinin görev almasının yerinde olacağını söyler.
Müftülük yetkisinin Medeni Kanun'a göre kıyılan resmi evlilikleri yaygınlaştırma amacı taşıdığını ve Türkiye sosyolojisi içinde resmi nikah erişimini kolaylaştırabileceğini savunur.
Müftülere nikah yetkisinin laiklik ve hukuk devleti gereği olduğunu, evlilik yaşı ve şartlarını değiştirmediğini, resmi nikahı kolaylaştırarak kadınların hukukunu koruyacağını savunur.
Tasarının laiklik ilkesini, Anayasa m.174'teki resmi nikah güvencesini ve kadın-çocuk haklarını ihlal edeceğini savunur.
İzmir Barosu Başkanı, müftülüklere nikah yetkisini Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinden ve laik hukuk düzeninden geriye dönüş olarak değerlendirir.
Düzenlemeyi anayasa ihlali ve Medeni Kanun'dan geri dönüş olarak gören ortak kadın hukukçu açıklamasında dernek başkanı olarak yer alır.
Müftülere nikah yetkisi veren tasarının geri çekilmesi çağrısında kadın hukukçu örgütü temsilcisi olarak yer alır.
Düzenlemeyi çok yönlü anayasa ihlali ve Medeni Kanun'un yok sayılması olarak nitelendiren basın açıklamasında hukukçu konuşmacı olarak yer alır.
Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, tasarının laik devlet yapısı, eşitlik ilkesi ve Medeni Kanun güvenceleriyle bağdaşmadığını açıklar.
Adana Barosu, tasarının Cumhuriyet devrimlerine, laik medeni hukuka, Anayasa m.174 ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek geri çekilmesini ister.
Müftülere resmi nikah yetkisi verilmesini Anayasa'nın laiklik ve devrim kanunları güvencesi bakımından sakıncalı görür.
Dernek temsilcileri, tasarının çok yönlü anayasa ihlali olduğunu ve Medeni Kanun'un yok sayılması anlamına geldiğini savunan ortak açıklamada yer alır.
Evlendirme işleminin devletin resmi işi olduğunu ve din görevlisine resmi nikah yetkisi verilmesini laik hukuk sistemi bakımından isabetli bulmadığını belirtir.
TBB Başkanı, müftülük nikahının resmileştirilmesini laik düzeni tehdit eden ve toplumu bölecek bir düzenleme olarak niteler.
Müftülere nikah kıyma yetkisi tasarısını kadın haklarının dini kurallar doğrultusunda tartışmaya açılmasının ön adımı olarak değerlendirir.