Başörtüsü yasağını sistematik hak ihlali olarak niteler; 2013'te kamu personeli bakımından yasağın kaldırılmasını başörtüsü yasağının tüm boyutlarıyla ortadan kaldırıldığı demokratik dönüşüm sürecinin parçası olarak değerlendirir.
Kamuda başörtüsü
Kamuda başörtüsü yasağının 2013 kılık-kıyafet yönetmeliği değişikliğiyle kaldırılması hukuka uygun mu?
Hukukçular, kamu çalışanları için başörtüsü yasağının 2013'te yönetmelik değişikliğiyle kaldırılmasını hukuken doğru buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
94.7%15 bireysel / 1 baro
Hukuka aykırı
5.3%1 bireysel / 0 baro
Görüşler
23 görüşKamu görevlilerinin kıyafet özgürlüğünden yararlanması gerektiğini, mevcut kılık-kıyafet yükümlülüğünün önemli kısmının tek tip kamu görevlisi yetiştirme amacı taşıdığını ve yönetmelik değişikliğinin yeterli olacağını savunur.
Raporda başörtüsü yasağının insan haklarına aykırı olduğu, yasağın kaldırılmasının sevindirici olduğu ve meslek istisnalarının hukuki açıklaması bulunmadığı belirtilir.
Ortak rapor, kamu başörtüsü yasağını hukuk dışı ve insan haklarına aykırı sayar; kaldırılmasını olumlu bulup yargı/güvenlik istisnalarını eleştirir.
Raporda kamuda başörtüsü yasağı insan haklarına aykırı ve hukuk dışı bir uygulama olarak nitelendirilir; yasağın kalkması olumlu bir adım sayılır.
Başörtüsü yasağının her kesimde serbest olması gerektiğini ve farklı uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu söyler.
Haber başlığında ve program aktarımında başörtüsünün sonuna kadar serbest olması gerektiği görüşü Sarıoğlu'nun demokratikleşme paketi değerlendirmesiyle ilişkilendirilir.
Demokratikleşme paketindeki başörtüsü serbestisini özgürlük alanının genişlemesi olarak değerlendirir ve mevcut mevzuatta hakim-savcılar için dahi açık yasak bulunmadığını belirtir.
Kılık-kıyafet yönetmeliği değişikliğinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'a başvurur; kararın hukuka aykırı olduğunu savunur.
Kamuda başörtüsüne kısmi serbestlik sağlayan kazanımı değerli bulur; yargı, emniyet ve TSK istisnalarının evrensel hukuk ve eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını söyler.
Kamuda başörtüsü serbestisini demokratikleşme paketi içinde ele alır; hakim, savcı ve TSK istisnalarını uygun, avukatların dışarıda bırakılmasını ise hatalı görür.
Kamu kurumlarında başörtüsü yasağının kaldırılmasını olumlu bulduğunu, ancak paketin beklentileri karşılamadığını belirtir.
Demokratikleşme paketini kamu başörtüsü yasağını ve otuz yıllık ayrımcılığı kaldıran bir hak kazanımı olarak değerlendirir; istisnasız özgürlük ister.
Başörtüsü yasağı için zaten kanun veya yönetmelik bulunmadığını, paketin istisna koyarak yasağı kaldırmak yerine kısmen meşrulaştırdığını savunur.
Kılık-kıyafet düzenlemesinin bu haliyle ciddi sakıncalar yaratabileceğini, inanç özgürlüğünün kamu hizmetinin önüne geçirilmemesi gerektiğini belirtir.
Kamuda başörtüsüne kısmi serbestlik sağlayan adımı temel hak kazanımı olarak görür; ancak yargı, emniyet ve ordu istisnalarının evrensel hukuk, temel hakların özü ve eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını belirtir.
Başörtüsü serbestisinin zorunlu eğitim dönemi ile hakim, savcı, polis ve asker gibi meslek gruplarını da kapsaması gerektiğini belirtir.
Dini sembol kullanımını insan hakkı olarak değerlendirir; başörtüsü yasağına ilişkin Leyla Şahin ve Türkiye uygulamasını temel haklar, laiklik ve çoğulculuk bakımından eleştirir.
Kamu çalışanları ve kamu hizmeti gören serbest meslek mensupları için yönetmelik düzeyindeki başörtüsü yasağının üst hukuk normlarında teminat altına alınan hak ve özgürlükleri sınırlayamayacağını belirtir.
Kamu kurumlarında başörtüsünün laik devlet ilkesine aykırı olduğunu ve kamu görevlilerinin devletin kılık-kıyafet kurallarına uyması gerektiğini savunur.
Başörtüsünün iş yaşamında engel olarak görülmemesi gerektiğini, sorunun kadınlara karşı ayrımcılık göstergesi olduğunu ve artık aşılması gerektiğini belirtir.
Memurlar bakımından başörtüsü yasağının açık kanuni dayanağı olmadığını, kamusal alan ve varsayımsal ayrımcılık gerekçelerinin hukuk devletiyle bağdaşmadığını savunur.
Öğretmen, memur ve kamu kurumlarında çalışan başörtülü kadınların çalışma hakkının başörtüsü nedeniyle engellendiğini ve bu yasakların hukuki dayanağının tartışmalı/eksik olduğunu belirtir.